Arastiriyorum 13 hours ago
akadm #rapor

Birleşmiş Milletler’e Dünya Nasıl Bakıyor? Küresel Destek Var, Küresel Uzlaşma Yok

137 ülkede yapılan araştırma, Birleşmiş Milletler’in dünya genelinde hâlâ pozitif bir kamuoyu tabanına sahip olduğunu gösteriyor. Ancak bölgesel farklar, gençlerle yaşlılar arasındaki ayrışma ve bazı ülkelerdeki güçlü olumsuzluk tek bir “küresel görüşten” söz etmeyi imkânsız hale getiriyor.

Savaşların, insani krizlerin ve jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde uluslararası kurumların etkisi kadar, toplumların bu kurumları nasıl gördüğü de önem kazanıyor.

2025 boyunca 137 ülke ve bölgede gerçekleştirilen araştırmanın ortaya koyduğu tablo ilk bakışta oldukça açık:

Birleşmiş Milletler’in çalışmalarını onaylayanların ülke bazındaki medyan oranı %50. Onaylamayanların medyanı ise %26.

Başka bir ifadeyle küresel net onay +24 puan.

Fakat dünya ortalamasının arkasına bakıldığında çok daha parçalı bir tablo ortaya çıkıyor.


137 ülkenin 92’sinde belirgin pozitif fark

Araştırmaya katılan 137 ülkenin 67’sinde nüfusun çoğunluğu BM’nin çalışmalarını onaylıyor.

Daha dikkat çekici olan ise onay ile ret arasındaki fark.

92 ülkede onay oranı, onaylamama oranından en az 10 puan daha yüksek. Buna karşılık yalnızca 19 ülkede olumsuz görüşler olumlu görüşlerin en az 10 puan önünde.

En yüksek net onay farkları:

  • Vietnam: +75
  • Kamboçya: +74
  • Laos: +71
  • Madagaskar: +69
  • Tanzanya: +69

Diğer uçta ise oldukça farklı bir tablo bulunuyor:

  • İsrail: -61
  • Rusya: -58
  • Tunus: -48
  • Filistin Devleti*: -45
  • Irak: -38

*2025 araştırmasında Batı Şeria ve Doğu Kudüs kapsanıyor.

Dolayısıyla aynı kurum Vietnam'da son derece olumlu değerlendirilirken İsrail veya Rusya'da güçlü biçimde olumsuz değerlendirilebiliyor.

Bu fark, küresel kurumların kamuoyundaki algısının yalnızca kurumun ne yaptığıyla değil, insanların o kurumla nerede ve hangi koşullarda karşılaştığıyla da ilişkili olduğunu düşündürüyor.


Asıl kırılma haritada ortaya çıkıyor

Bölgesel veriler dünya ortalamasından çok daha açıklayıcı.

BM'nin en güçlü olduğu bölge Güneydoğu Asya. Burada medyan onay %69, onaylamama ise %18. Net fark +51.

Sahra Altı Afrika'da da tablo oldukça pozitif:

%61 onay, %18 ret ve +43 net onay.

Avrupa Birliği'nde oranlar %51'e karşı %28 ve net sonuç +23.

Kuzey Amerika'da fark çok daha dar: %53'e karşı %41 ve net +12.

Latin Amerika ve Karayipler'de ise iki taraf neredeyse dengeleniyor: %38 onay, %34 ret.

Araştırmadaki tek belirgin negatif bölge Orta Doğu ve Kuzey Afrika.

Burada BM'yi onaylayanların medyanı yalnızca %23, onaylamayanların oranı ise %46.

Net sonuç:

-23.

Bu nedenle “Dünya BM'yi destekliyor mu?” sorusuna tek bir yüzdeyle cevap vermek yanıltıcı. Daha doğru soru şu olabilir:

Dünyanın hangi bölgesi, hangi koşullar altında BM'yi destekliyor?


Gençler BM'ye daha olumlu bakıyor

Araştırmanın belki de uzun vadede en önemli bulgularından biri yaş gruplarında ortaya çıkıyor.

15-29 yaş grubunun BM'ye yönelik net değerlendirmesi, Kuzey Amerika dışında incelenen bütün bölgelerde diğer yaş gruplarından daha yüksek.

Güneydoğu Asya bunun en çarpıcı örneği.

15-29 yaş grubunda net onay +61.

30-49 yaş grubunda +46, 50 yaş ve üzerinde ise +42.

Güney Asya'da gençlerde +44 olan net onay, 50 yaş ve üzerindeki grupta +21'e düşüyor.

Avrupa Birliği'nde de benzer bir fark var:

15-29 yaş: +29

30-49 yaş: +16

50+ yaş: +14

Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da bütün yaş grupları negatif bölgede kalıyor. Buna rağmen gençlerdeki -20, 50 yaş ve üzerindeki grubun -36 seviyesinden belirgin biçimde daha az olumsuz.

Bu veri önemli.

Çünkü gençlerin uluslararası kurumlara bütünüyle sırt çevirdiği yönündeki kolaycı varsayımla pek uyuşmuyor. En azından BM özelinde, birçok bölgede genç kuşaklar daha yaşlı gruplardan daha olumlu bir değerlendirmeye sahip.


Ama “onaylamıyorum” her zaman “karşıyım” anlamına gelmiyor

Araştırmanın en değerli taraflarından biri de insanları yalnızca iki kutuya ayırmaması.

Çünkü bazı ülkelerde önemli bir kesim BM hakkında kesin bir görüşe sahip değil.

Güney Kore'de katılımcıların %41'i, değerlendirmesinin koşullara bağlı olduğunu söylüyor.

Kazakistan'da bu oran %23.

Bazı ülkelerde ise sorun değerlendirmeden önce başlıyor: İnsanlar kurumu yeterince tanımıyor.

Lesotho'da katılımcıların %35'i, Nepal'de %34'ü, Etiyopya'da %31'i ve Mısır'da %30'u BM'den haberdar olmadığını belirtiyor.

Bahrain'de ise katılımcıların %45'i görüş belirtmiyor veya “bilmiyorum” diyor. Fas'ta oran %40.

Dolayısıyla kamuoyu üç gruptan ibaret değil:

destekleyenler, karşı çıkanlar ve henüz karar vermemiş büyük bir alan.

Kurumların gelecekteki meşruiyet mücadelelerinin önemli bölümü muhtemelen tam olarak bu üçüncü grupta gerçekleşecek.


BM'nin bulunduğu yerde BM'ye güven daha yüksek değil

Verilerin ortaya çıkardığı daha şaşırtıcı sonuçlardan biri, operasyonel varlık ile kamuoyu desteği arasında otomatik bir ilişki bulunmaması.

BM'nin önemli operasyonlarının bulunduğu seçilmiş ülke ve bölgelerde onay oranı Kosovo'da %70 seviyesine ulaşırken Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde %58, Myanmar ve Lübnan'da %56.

Fakat aynı oran Pakistan'da %22, Filistin Devleti'nde %18 ve İsrail'de yalnızca %9.

Yani bir uluslararası kurumun bir ülkede aktif olması, toplumun o kurumu başarılı bulacağı anlamına gelmiyor.

Görünür olmak ile değer üretildiğinin düşünülmesi aynı şey değil.

Bu ayrım yalnızca BM açısından değil, büyük kurumların tamamı açısından dikkate değer.


Güvenlik Konseyi bile kendi içinde bölünmüş durumda

Kamuoyu farklılığı BM'nin karar mekanizmasının merkezindeki ülkelerde de görülüyor.

2026 Güvenlik Konseyi üyeleri arasında 2025 verisine göre BM'yi onaylayanların oranı Danimarka'da %79 iken Rusya'da yalnızca %15.

Daimi üyelerde tablo da oldukça farklı:

Birleşik Krallık: %59

ABD: %55

Fransa: %38

Rusya: %15

Çin için raporda karşılaştırılabilir veri bulunmuyor.

Bu durum ilginç bir paradoks yaratıyor:

BM'nin geleceğini belirleyen ülkelerin toplumları bile kurum konusunda ortak bir görüşe sahip değil.


Küresel kurumların yeni problemi: var olmak yetmiyor

Bu araştırmadan çıkan daha geniş sonuç yalnızca BM hakkında değil.

  1. yüzyılın uluslararası kurumları büyük ölçüde devletler arasındaki ilişkileri yönetmek üzere tasarlanmıştı. Bugünün dünyasında ise bu kurumlar aynı zamanda milyarlarca insanın doğrudan değerlendirdiği küresel markalara ve kurumlara dönüşmüş durumda.

Bir kurumun toplantılar düzenlemesi, kararlar alması veya sahada faaliyet göstermesi artık tek başına yeterli olmayabilir.

Toplumlar giderek daha basit bir soruya cevap arıyor:

“Bu kurum benim gördüğüm dünyada neyi değiştiriyor?”

Araştırmadaki operasyonel varlık ile onay arasındaki kopukluk da tam olarak bu sorunun önemini gösteriyor.


Destek var, fakat ortak hikâye yok

137 ülkenin verileri birlikte değerlendirildiğinde BM için tamamen olumsuz bir küresel tablo ortaya çıkmıyor.

Tam tersine.

Küresel medyan onayın %50 olması, 92 ülkede olumlu görüşlerin en az 10 puan önde bulunması ve gençlerin birçok bölgede daha pozitif yaklaşması, kurumun hâlâ önemli bir toplumsal destek tabanına sahip olduğunu gösteriyor.

Fakat aynı veriler başka bir şeyi de söylüyor.

Dünya BM konusunda ortak bir kanaate sahip değil.

Güneydoğu Asya'daki +51 net destek ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki -23 arasında yalnızca 74 puanlık bir istatistiksel fark yok. Aynı kurumun rolünün, etkisinin ve meşruiyetinin birbirinden tamamen farklı algılandığı iki dünya bulunuyor.

Belki de önümüzdeki dönemde küresel kurumların en büyük sorunu daha fazla görünür olmak değil.

Farklı toplumlara neden hâlâ gerekli olduklarını gösterebilmek.


Araştırma Notu

Veriler, Mart-Aralık 2025 arasında 137 ülke ve bölgede, 15 yaş ve üzerindeki yetişkinlerle telefonla veya yüz yüze gerçekleştirilen ulusal temsiliyete sahip araştırmalara dayanıyor. Ülke başına örneklem genellikle yaklaşık 1.000 kişi. Ulusal örneklemlerde hata payı %95 güven düzeyinde yaklaşık ±2,2 ile ±5,5 puan arasında değişiyor.

Kaynakça

Gallup, How the World Rates the United Nations, 2026 Report.

Yapay Zekâ Kullanım Notu

Bu içerik hazırlanırken araştırma, veri kontrolü, karşılaştırma ve metin geliştirme süreçlerinde yapay zekâdan yararlanılmıştır. Kullanılan kaynaklar yazar tarafından kontrol edilmiş; nihai değerlendirme, yorum ve yayın sorumluluğu yazara aittir.

801
7.7K
Çalışan Riskleri 2024 Raporu

Çalışan Riskleri 2024 Raporu

1713358301.jpg
Arastiriyorum
1 year ago
Ev Gençleri Araştırması

Ev Gençleri Araştırması

1713358301.jpg
Arastiriyorum
1 year ago
Türkiye’nin Değişen Demografik Yapısı ve Yeni SES Tanımı Işığında Toplumsal Dönüşüm

Türkiye’nin Değişen Demografik Yapısı ve Yeni SES Tanımı Işığında Topl...

1713358301.jpg
Arastiriyorum
7 months ago
Doğa ile Uyumun Unutuluşu: Felaketler Çağında Karadeniz’e Acı Dersler

Doğa ile Uyumun Unutuluşu: Felaketler Çağında Karadeniz’e Acı Dersler

1713358301.jpg
Arastiriyorum
1 year ago
İstatistiksel Analiz Türleri

İstatistiksel Analiz Türleri

1713358301.jpg
Arastiriyorum
3 years ago