ManpowerGroup’un 2026 Global Yetenek Barometresi, çalışan güveninin gerilediğini, yapay zekâ kullanımının arttığını ve tükenmişliğin kronikleştiğini ortaya koyuyor. Bu analiz; well-being, iş tatmini ve güven endeksleri üzerinden iş dünyasının yeni psikolojisini değerlendiriyor.
Genel Skor: İstikrar Var, Ama Güven Aşınıyor
2026 yılı için genel skor %67. Well-being %67, iş tatmini %62, güven endeksi %73 seviyesinde.
Ancak düşüşün ana kaynağı güven. Son üç yılın ardından ilk kez çalışan güveninde gerileme görülüyor.
Çalışanlar işlerinden tamamen kopmuş değil. Ama gelecek konusunda zihinsel bir gerilim artıyor.
Raporun en çarpıcı bulgularından biri şu:
Çalışanların %45’i işinde düzenli olarak yapay zekâ kullanıyor. Ancak %43’ü önümüzdeki iki yıl içinde otomasyonun rolünü tehdit edebileceğini düşünüyor.
Daha da ilginç olanı şu: Çalışanların %89’u mevcut rollerini başarıyla yerine getirebilmek için gerekli becerilere sahip olduğuna inanıyor.
Yani mesele “bugünü yapabilmek” değil.
Mesele “yarında nerede duracağını bilmemek”.
Bu, teknoloji meselesinden çok liderlik ve dönüşüm tasarımı meselesi.
Well-being endeksi sabit görünse de detaylar ağır:
Bu artık dönemsel bir kriz değil. Süreklilik kazanmış bir iş modeli sorunu.
İşverenlerin maliyet baskısı ve verimlilik beklentisi sürdükçe, tükenmişliğin kısa vadede düşmesi zor görünüyor.
Ancak burada stratejik bir fırsat var:
Tükenmişliği sistematik biçimde azaltabilen kurumlar, yetenek piyasasında belirgin biçimde ayrışabilir.
Araştırma çalışan davranışında yeni bir evreyi işaret ediyor:
Bu, “bağlılık” değil. Bu, temkinli bekleyiş.
Z kuşağı tarafında tablo daha da dikkat çekici:
Bu, kariyer tercihi olmaktan çok gelir güvenliği stratejisi.
Beyaz yaka çalışanlarda iş tatmini 2024’e kıyasla %13 gerilemiş durumda.
Sağlık ve yaşam bilimleri sektöründe güncel teknoloji kullanımına güven %55’e düşmüş. Yapay zekâ sonrası bu alanda 28 puanlık bir düşüş var.
Bu, dönüşümün en hızlı yaşandığı alanlarda güven erozyonunun daha belirgin olduğunu gösteriyor.
Güven endeksi %73. Ancak alt bileşenler önemli:
Çalışanlar kendilerine inanıyor.
Ama kurumun onları geleceğe taşıyacağına tam emin değil.
Bu ayrım kritik.
Türkiye rapor kapsamındaki ülkeler arasında yer almıyor. Ancak küresel eğilimler yerel bağlama projekte edilebilir.
Yüksek enflasyon, gelir baskısı ve iş güvencesi algısının kırılgan olduğu bir ortamda:
Dolayısıyla küresel %67’lik skor, Türkiye bağlamında daha kırılgan bir psikolojiye işaret ediyor olabilir.
2026’nın mesajı net:
Teknoloji yatırımı tek başına yeterli değil.
Yapay zekâ entegrasyonu;
Aksi takdirde çalışanlar kalmaya devam eder,
ama geleceklerini kurum dışında inşa etmeye başlar.
Sessizce.
Ve bu, finansal tablolarda hemen görünmez.