İsrail Artık Önde Değil: Amerikan Kamuoyunda Tarihsel Kırılma
Gallup’un 2026 Şubat verileri, Amerikan kamuoyunda İsrail–Filistin meselesine yönelik sempati dengelerinin ilk kez tersine döndüğünü gösteriyor.
2026-03-03 11:50:04 - Arastiriyorum
Gallup’un 2001’den bu yana düzenli ölçtüğü “Ortadoğu’da kime daha fazla sempati duyuyorsunuz?” sorusunda ilk kez İsrail net biçimde önde değil.
2026 verileri:
- %41 → Filistinlilere daha çok sempati
- %36 → İsraillilere daha çok sempati
Aradaki 5 puan istatistiksel olarak belirleyici değil. Ama mesele farkın büyüklüğü değil. Mesele, 24 yıllık bir trendin kırılması.
2001–2018 arasında İsrail lehine ortalama 40 puanı aşan bir fark vardı. Bu makas 2019’dan itibaren daralmaya başladı. 7 Ekim 2023 sonrası süreç ise bu eğilimi hızlandırdı.
Bu bir ani duygu değişimi değil. Bu bir birikimin sonucu.
En dikkat çekici kayma bağımsızlarda.
2025’te bağımsızlar %42’ye %34 İsrail lehineydi.
2026’da tablo tersine döndü:
- %41 Filistin
- %30 İsrail
Demokratlar zaten 2023’ten beri Filistin’e daha yakın duruyor. 2026’da:
- %65 Demokrat → Filistin’e daha sempatik
- %17 → İsrail’e daha sempatik
Cumhuriyetçiler hâlâ güçlü biçimde İsrail yanlısı:
- %70 İsrail
- %13 Filistin
Ancak burada da 10 puanlık bir gerileme var. Bu oran 2004’ten beri en düşük seviye.
Parti kutuplaşması tarihsel zirvede. İki devletli çözüm konusunda Demokrat–Cumhuriyetçi farkı 44 puan. Gallup tarihindeki en geniş farklardan biri.
Bu artık sadece dış politika değil. Bu kimlik siyaseti.
18–34 yaş grubunda çoğunluk ilk kez Filistin lehine:
- %53 Filistin
- %23 İsrail
Gençlerde İsrail’e sempati tarihi dipte.
35–54 yaş grubunda da neredeyse tam tersine dönüş var.
2025’te İsrail lehine olan denge, 2026’da Filistin lehine kaymış durumda.
55+ grubu hâlâ İsrail’e daha yakın (%49’a %31). Ancak fark daralıyor ve 2005’ten beri ilk kez bu yaş grubunda İsrail lehine oran %50’nin altına düşüyor.
Demografi siyasettir.
Bugünün 25 yaşındaki seçmeni yarının kalıcı seçmeni.
Ülke İmajları: İsrail Düşerken Filistin Yükseliyor
Ayrı bir soruda Amerikalılara ülkeleri ne kadar “olumlu” gördükleri soruluyor.
- İsrail’e olumlu bakış: %46
- Filistin Toprakları’na olumlu bakış: %37 (tarihi zirve)
İsrail hâlâ daha olumlu algılanıyor. Ancak %46 oranı tarihsel dip seviyelere çok yakın. 1989’daki %45’e neredeyse eşit.
Bağımsızlarda İsrail’e olumlu bakış son iki yılda 26 puan düşmüş. Filistin’e olumlu bakış ise 12 puan artmış.
Bu dramatik bir algı dönüşümü.
Amerikalıların %57’si bağımsız Filistin devleti kurulmasını destekliyor.
Bu oran 2003’teki %58’e çok yakın.
Partilere göre:
- Demokratlar: %77 destek
- Bağımsızlar: %57 destek
- Cumhuriyetçiler: %33 destek
İlginç olan şu:
Gallup World Poll verilerine göre 2025’te:
- İsraillilerin %27’si
- Filistinlilerin %33’ü
iki devletli çözümü destekliyor.
Yani Amerikalılar çözümü taraflardan daha fazla destekliyor.
Jeopolitik ironinin kitabı yazılsa bu bölüm ayrı olurdu.
Bu kırılmayı üç eksende okumak mümkün:
1️⃣ Kuşak faktörüGenç kuşaklar insan hakları ve sivil kayıplar üzerinden meseleye yaklaşıyor.
2️⃣ Parti kimliğiİsrail desteği Cumhuriyetçi kimliğin daha belirgin parçası haline geldi. Demokrat taban ise Filistin’e daha yakın pozisyon aldı.
3️⃣ Medya ve dijital ekosistemSosyal medya görüntüleri, savaşın gerçek zamanlı yayılımı ve alternatif medya kaynakları algıyı yeniden şekillendiriyor.
Bu bir “tek olay” etkisi değil.
Bu bir uzun dönemli algı kayması.
Amerika İç Politikasında Yeni Fay Hattı
Bu veriler üç şeyi gösteriyor:
- İsrail’e koşulsuz kamuoyu desteği dönemi zayıflıyor.
- Parti kutuplaşması dış politikaya da yansıyor.
- Kuşak değişimi gelecekte daha büyük kırılmalar yaratabilir.
Amerikan kamuoyu ilk kez net biçimde “tek taraflı sempati” döneminden çıkıyor.
Bu sadece Ortadoğu meselesi değil.
Bu Amerikan siyasetinin geleceği meselesi.
Gallup’un 2026 verileri tarihsel bir eşiğe işaret ediyor.
İsrail artık Amerikan kamuoyunda otomatik üstün konumda değil.
Filistin lehine artan sempati, iki devletli çözüm desteği ve kuşak değişimi birlikte düşünüldüğünde, önümüzdeki 5–10 yıl içinde ABD dış politikasının tonunun değişmesi şaşırtıcı olmaz.
Veri duygudan daha sabırlıdır.
Ve bu veri, bir kırılmanın kaydını tutuyor.