iTech 10 hours ago

Yapay Zekâ Kullanmak Yetmiyor: AI-Native Şirkete Geçiş

Şirketlerin önündeki asıl yapay zekâ dönüşümü daha güçlü modellere erişmek değil. İşin nasıl yapıldığını, bilginin nasıl paylaşıldığını ve insan uzmanlığının organizasyon içinde nasıl büyütüldüğünü yeniden tasarlamak.

Bugün birçok kurum yapay zekâyı kullanıyor.

E-posta hazırlanıyor, metin özetleniyor, kod yazılıyor, rapor analiz ediliyor, sunum oluşturuluyor. Çalışan daha önce yarım saatte yaptığı bir işi belki beş dakikada tamamlıyor.

Bunların hepsi değerli.

Ama bunların hiçbiri tek başına şirketi AI-native yapmıyor.

Çünkü mevcut bir işi yapay zekâyla biraz daha hızlı yapmak ile o işi yapay zekânın yetenekleri etrafında yeniden tasarlamak arasında büyük bir fark var.

Asıl dönüşüm de tam burada başlıyor.

Üç farklı aşama: Assisted, Augmented, Native

Kurumsal yapay zekâ kullanımını kabaca üç seviyede düşünmek mümkün.

AI-assisted:

İnsan işi yapıyor, yapay zekâ belirli görevlerde yardımcı oluyor.

AI-augmented:

İnsan ile yapay zekâ arasında sürekli bir iş bölümü oluşuyor. Yapay zekâ yalnızca yardımcı araç değil, sürecin aktif bir parçası haline geliyor.

AI-native:

İş akışı baştan itibaren yapay zekânın yetenekleri hesaba katılarak tasarlanıyor.

Aralarındaki fark küçük görünse de sonuçları oldukça büyük.

Örneğin bir araştırmacının yüzlerce açık uçlu yanıtı yapay zekâya özetletmesi AI-assisted bir kullanım olabilir.

Araştırma sürecinin farklı aşamalarında yapay zekânın veriyi sürekli sınıflandırması, örüntüler bulması ve araştırmacıya yeni analiz yolları önermesi AI-augmented bir yapıya yaklaşır.

Ama araştırma tasarımının baştan itibaren insanların hangi sorulara odaklanacağı, makinelerin hangi örüntüleri arayacağı ve iki tarafın çıktılarının nasıl birbirini besleyeceği düşünülerek kurulması artık AI-native bir çalışma biçimidir.

Burada değişen yalnızca kullanılan teknoloji değildir.

İşin tanımı değişmektedir.

En zor problem teknoloji olmayabilir

Kurumsal dönüşümlerde sık yapılan hata, yapay zekâ adaptasyonunu teknik bir proje olarak görmek.

Oysa yakın tarihli bir kurumsal dönüşüm örneğinde başlangıçta çalışanların yalnızca yaklaşık %5'inin dönüşümü gerçekten benimsediği belirtiliyor.

Yaklaşık %70 görünürde sürece uyum sağlarken eski çalışma alışkanlıklarını sürdürüyordu.

Yaklaşık %20 ise değişime aktif biçimde direniyordu.

Bu oranlar evrensel bir çalışan araştırmasının sonucu değil; belirli bir şirketin dönüşüm deneyiminden aktarılan gözlemler. Yine de önemli bir noktaya işaret ediyor:

Yapay zekâ adaptasyonu çoğu zaman yazılım probleminden önce insan problemidir.

Çünkü çalışan açısından soru yalnızca:

“Bu araç işimi kolaylaştırır mı?”

değildir.

Daha rahatsız edici başka bir soru vardır:

“Bu teknoloji benim yıllardır geliştirdiğim uzmanlığın değerini azaltacak mı?”

Ve tam burada dönüşüm teknik alandan psikolojik alana geçer.

İnsanlar işlerini değil, kimliklerini koruyor

Bir insan yıllarca belirli bir konuda uzmanlaştığında yaptığı iş yalnızca gelir kaynağı değildir.

Aynı zamanda profesyonel kimliğinin bir parçasıdır.

Analist analiz eder.

Yazılımcı kod yazar.

Araştırmacı araştırır.

Tasarımcı tasarlar.

Sonra bir teknoloji gelir ve bu insanların yıllarca geliştirdiği bazı yetenekleri saniyeler içinde taklit etmeye başlar.

Direnç bu nedenle her zaman teknoloji karşıtlığı anlamına gelmez.

Bazen insanlar doğrudan kendi profesyonel değerlerini korumaya çalışmaktadır.

Bu yüzden başarılı dönüşümün mesajı:

“Yapay zekâyı kullanmak zorundasınız.”

olmamalıdır.

Daha güçlü soru şudur:

“Yapay zekâ sayesinde uzmanlığınızla daha önce yapamadığınız neyi yapabilirsiniz?”

Aradaki fark küçük görünür.

Organizasyonel etkisi ise oldukça büyüktür.

Bireysel verimlilik yetmez

Bugünkü yapay zekâ kullanımının önemli bölümü bireysel düzeyde gerçekleşiyor.

Bir çalışan iyi bir yöntem keşfediyor.

Başka biri çok etkili bir komut geliştiriyor.

Bir ekip belirli bir işi otomatikleştiriyor.

Bir başka çalışan aynı problemi sıfırdan çözmeye çalışıyor.

Sonuçta şirketin içinde yüzlerce küçük yapay zekâ deneyi oluşuyor fakat bunların büyük bölümü kurumsal bilgiye dönüşmüyor.

Bu da yeni bir yönetim problemini ortaya çıkarıyor.

Bir çalışanın öğrendiği şeyi diğer çalışan nasıl kullanacak?

Bir ekibin yaptığı hata başka bir ekip tarafından neden yeniden yapılmasın?

Başarılı yöntemler nasıl standartlaştırılacak?

AI-native organizasyonun önemli özelliklerinden biri tam olarak burada ortaya çıkıyor:

Bireysel öğrenmenin kurumsal kapasiteye dönüşmesi.

Yapay zekâ çağının görünmeyen borcu: Prompt debt

Yazılım dünyasında uzun süredir “teknik borç” kavramı var.

Hızlı çözümler zaman içinde sistemi karmaşıklaştırır ve gelecekte bakım maliyeti yaratır.

Benzer bir problem artık yapay zekâ kullanımında ortaya çıkıyor:

Prompt debt.

Başlangıçta basit olan bir komut zaman içinde büyüyor.

Yeni kurallar ekleniyor.

İstisnalar ekleniyor.

Belirli modellerin davranışlarına göre ince ayarlar yapılıyor.

Sonunda ortaya yalnızca belirli koşullarda çalışan, sahibinden başka kimsenin tam olarak anlamadığı karmaşık bir yapı çıkıyor.

Şirket açısından sorun şu:

Bu bilgi çoğu zaman kişinin bilgisayarında, sohbet geçmişinde veya kişisel notlarında kalıyor.

Çalışan ayrıldığında bilgi de onunla birlikte kaybolabiliyor.

AI-native yaklaşım bunun tersini gerektiriyor.

Başarılı komutlar, iş akışları, güvenlik kuralları, hatalar ve çözümler paylaşılan kurumsal varlıklara dönüşmeli.

Hatalar kurumsal altyapıya dönüşebilir

Buradaki en ilginç fikirlerden biri şu:

Bir hata yalnızca düzeltilmemeli, tekrar yaşanmamasını sağlayacak kurumsal bilgiye dönüştürülmeli.

Bir ekip yapay zekâ sisteminde belirli bir problem keşfettiğinde çözüm yalnızca o ekipte kalmamalı.

Çözüm ortak bilgi havuzuna aktarılmalı.

Böylece organizasyon aynı hatayı tekrar tekrar çözmek yerine önceki deneyimin üzerine yeni bilgi ekleyebilir.

Bu yaklaşım zaman içinde önemli bir fark yaratır.

Çünkü şirketin yapay zekâ kapasitesi artık çalışanların bireysel yeteneklerinin toplamından ibaret değildir.

Organizasyon öğrenmeye başlar.

Hackathonların amacı ürün çıkarmak olmayabilir

Kurumsal yapay zekâ adaptasyonu için ilginç yöntemlerden biri düzenli deney alanları oluşturmak.

Örneğin belirli aralıklarla gerçekleştirilen kurum içi hackathonlarda başarı kriteri mutlaka çalışan bir ürün çıkarmak olmak zorunda değil.

Daha anlamlı bir ölçüt kullanılabilir:

Çalışan etkinlikten önce ne yapabiliyordu, etkinlikten sonra ne yapabiliyor?

Bu yaklaşım hackathonu inovasyon yarışmasından çıkarıp öğrenme mekanizmasına dönüştürüyor.

Üstelik ortaya çıkan yöntemler ortak bir havuzda tutulduğunda bir ekibin deneyi başka bir ekibin başlangıç noktası haline geliyor.

Bilgi böylece doğrusal değil, birikimli büyüyor.

İnsan uzmanlığı ortadan kalkmıyor

AI-native yaklaşımın yanlış yorumlanabilecek taraflarından biri de her işi makinelere devretmekmiş gibi görünmesi.

Aslında tam tersine başka bir sonuç ortaya çıkıyor.

Yapay zekâ yaygınlaştıkça sıradan üretimin maliyeti düşüyor.

Kod üretmek kolaylaşıyor.

Metin üretmek kolaylaşıyor.

Veri özetlemek kolaylaşıyor.

Analiz yapmak kolaylaşıyor.

Bu durumda rekabet avantajı giderek çıktıyı üretmekten doğru problemi seçmeye kayıyor.

Hangi sorunun sorulacağını bilmek.

Sonucun neden önemli olduğunu anlamak.

Bağlamı değerlendirmek.

Yanlış sonucu fark etmek.

İnsan davranışını yorumlamak.

Farklı bilgi alanlarını birbirine bağlamak.

Bunlar hâlâ uzmanlığın merkezinde.

Dolayısıyla yapay zekâ insan uzmanlığını otomatik olarak değersizleştirmiyor.

Daha çok, uzmanlığın değer ürettiği noktayı değiştiriyor.

AI-native şirket nasıl görünür?

Gerçek bir AI-native organizasyonda yapay zekâ yalnızca çalışanların kullandığı başka bir yazılım değildir.

İş akışlarının içinde yer alır.

Kurumsal bilgiye erişebilir.

İnsanların yaptığı hatalardan öğrenilen çözümler ortak sisteme aktarılır.

Başarılı yöntemler paylaşılır.

Çalışanların yapay zekâ yetkinlikleri ölçülür ve geliştirilir.

Deney yapmak için zaman ayrılır.

Ve en önemlisi şirket, mevcut süreçleri olduğu gibi koruyup üzerine yapay zekâ eklemek yerine şu soruyu sorar:

“Bu süreci bugün sıfırdan tasarlasaydık yine böyle mi yapardık?”

Çoğu zaman cevap hayır olacaktır.

Asıl dönüşüm burada

Son birkaç yılda şirketler için temel soru şuydu:

“Yapay zekâyı nerede kullanabiliriz?”

Bu soru giderek önemini kaybediyor.

Çünkü yapay zekâ zaten hemen her bilgi yoğun işin içine girmeye başladı.

Yeni soru daha zor:

“Yapay zekânın mevcut olduğu bir dünyada şirketimizi nasıl yeniden tasarlamalıyız?”

Bu yalnızca teknoloji ekiplerinin cevaplayabileceği bir soru değil.

Organizasyon tasarımından insan kaynaklarına, eğitimden güvenliğe, veri yönetiminden yöneticilerin karar alma biçimine kadar şirketin tamamını ilgilendiriyor.

Ve belki de AI-assisted ile AI-native arasındaki gerçek fark tam olarak burada yatıyor:

Birinde yapay zekâ mevcut işi hızlandırıyor.

Diğerinde yapay zekâ, işin nasıl yapılması gerektiğini yeniden düşündürüyor.


Yapay zekâ kullanım notu

Bu içeriğin hazırlanması sürecinde araştırma, doğrulama, özetleme ve metin geliştirme aşamalarında yapay zekâdan yararlanılmıştır. Kaynaklar yazar tarafından kontrol edilmiş, içerik editoryal değerlendirmeden geçirilmiştir. Nihai içerik ve yorumların sorumluluğu yazara aittir.

947
5.4K
Eğitim Sistemlerine Güven Neden Eriyor? Türkiye ve ABD Verileri Aynı Soruyu Soruyor

Eğitim Sistemlerine Güven Neden Eriyor? Türkiye ve ABD Verileri Aynı S...

1713358301.jpg
Arastiriyorum
4 days ago
“Herkes için Sağlık İçgörüleri Analizi”nin ikincisini yayımladı

“Herkes için Sağlık İçgörüleri Analizi”nin ikincisini yayımladı

1713358301.jpg
Arastiriyorum
1 year ago
Bulgaristan'ın Kalkınma Paradoksu: Yüksek Gelir Statüsü ve Yapısal Zorlukların Gölgesinde Dünya Bankası Grubu'nun Yeni Stratejisi

Bulgaristan'ın Kalkınma Paradoksu: Yüksek Gelir Statüsü ve Yapısal Zor...

1713358301.jpg
Arastiriyorum
1 year ago
Akıllı saatlerin 2024'te %17 büyümeyle toparlanması bekleniyor

Akıllı saatlerin 2024'te %17 büyümeyle toparlanması bekleniyor

1713358301.jpg
Arastiriyorum
2 years ago
Küçük Lüksler Çağı: Parfümeri Neden Bu Kadar Hızlı Büyüyor?

Küçük Lüksler Çağı: Parfümeri Neden Bu Kadar Hızlı Büyüyor?

1713358301.jpg
Arastiriyorum
5 months ago