ABD, Çin, Avrupa Birliği, Hindistan ve Türkiye örnekleri üzerinden kurumsal adaptasyon, düzenleyici yaklaşım ve ekonomik etki analiz ediliyor. Üretken yapay zekanın küresel rekabette nasıl bir kapasite yarışına dönüştüğü ve Türkiye’nin bu tabloda nerede konumlandığı değerlendiriliyor.
🇺🇸 Amerika Birleşik Devletleri
ABD, üretken yapay zeka ekosisteminde hem teknoloji geliştirme hem kullanım yaygınlığı açısından lider konumda.
Veri noktaları:
Avantajı ne?
Sermaye + veri + üniversite + risk iştahı. Bu dörtlü kombinasyon pek romantik değil ama çalışıyor.
Çin’de üretken yapay zeka kullanımı daha merkezi ve devlet yönlendirmeli.
Veri noktaları:
Fark ne?
ABD inovasyonu piyasaya bırakıyor. Çin, stratejik alan olarak ele alıyor. Sonuç: hız + koordinasyon.
AB üretken yapay zekayı daha temkinli ele alıyor.
Veri noktaları:
AB’nin yaklaşımı:
“Önce düzenleyelim, sonra büyütelim.”
Bu strateji güven inşa ediyor ama hız kaybettiriyor.
Hindistan üretken yapay zekayı özellikle yazılım, müşteri hizmetleri ve içerik üretimi alanlarında agresif biçimde kullanıyor.
Veri noktaları:
Demografik avantaj + yazılım kültürü = hızlı ölçeklenme.
Türkiye’de üretken yapay zeka kullanımı artıyor fakat kurumsal ölçeklenme sınırlı.
Veri noktaları:
Sorun teknoloji değil. Sorun organizasyonel adaptasyon.
En yoğun kullanım alanları:
Finans, sağlık ve kamu sektöründe kullanım artıyor ama regülasyon bariyeri yüksek.
McKinsey projeksiyonlarına göre üretken yapay zekanın küresel ekonomiye yıllık katkısı 2,6 – 4,4 trilyon dolar aralığında olabilir.
Ancak mesele sadece üretkenlik değil:
Ülkeler ikiye ayrılıyor:
Ve tarih bize bir şey öğretti: teknolojiyi üretenler oyunun kurallarını da yazıyor.
ABD inovasyonla, Çin koordinasyonla, AB düzenlemeyle, Hindistan ölçekle ilerliyor.
Türkiye’nin önünde iki seçenek var:
Tüketici ülke olmak ya da stratejik yatırım yaparak bölgesel üretici konumuna geçmek.
Bu, hype meselesi değil.
Bu, 2035 ekonomik haritasında nerede duracağımız meselesi.
İnsanlık bu kadar hızlı bir üretim aracıyla ilk kez karşılaşıyor. Bazı ülkeler bunu yazı yazmak için kullanıyor. Bazıları ise yeni ekonomik mimari kurmak için.
Hangisinin daha az pişman olacağını zaman gösterecek.